Alaçatı Rehberi - ilaydas suites hotel

İçeriğe git
Alaçatı'ya Hoşgeldiniz...

Antik Çağda adı "Agrilia" olan Alaçatı, Batı Anadolu tarihinde "İonia" diye adlandırılan, İzmir'in güneyinden başlayıp Menderes Irmağına kadar uzanan bölgenin tam merkezinde yer alır.

Erken Osmanlı tarihinde Alaçatı ismine Evliya Çelebi’nin seyahatnamesi gibi kaynaklarda rastlanmıştır. Bölgenin önde gelenlerinden Hacı Memiş Ağa, Sakız Ada’sında yaşayan ve gitgide yoksullaşan Rum nüfusu çeşitli işlerde çalışmak üzere bölgeye davet eder ve Rum gençleri bağlarda, zeytinliklerde bölge halkına yardımcı olmaya başlarlar. Bu sırada güneyi bataklık olan Alacaat köyünde sıtma salgını baş gösterir ve bataklığı kurutmak amacı ile bir kanal açılmasına karar verilir. Büyük toprak sahibi Türkler de gelen Rum işçilere tarlalarını imar edip işlemeleri koşulu ile verirler. Böylece yeni köy de denizden birkaç kilometre içeride kurulmuş olur.

Alaçatı'nın birer birer restore edilmekte olan taş evlerinin çoğu 19. yüzyılda inşa edilmiştir. 19. yüzyıl sonunda nüfusunun büyük çoğunluğunu Rumların oluşturduğu "Alatzata" köyü özellikle bağları ve şarabı ile önemli bir üretim ve ticaret merkezi haline gelmiştir.

1912 Balkan Savaşı’nda Osmanlı’nın aldığı yenilgi sonucu, Balkanlardan kaçan göçmenler Alaçatı’ ya gelmeye, Rumlar da köyü terk etmeye başlamıştır. 1923’te Türkiye ile Yunanistan arasında "mübadele anlaşması" imzalanır ve böylece Balkan Savaşı yıllarında Alaçatı'ya Kosova 'dan ve Bosna'dan gelen Arnavut ve Boşnak göçmenler ve Selanik, Kavala, Girit ve İstanköy'den mübadiller gelir ve Rumların terk ettiği evlere yerleşirler. Alaçatı nüfusu 10 yıl gibi bir sürede değişir ve 1990’larda rüzgar sörfü tutkunlarının limana gelmesi ile birlikte, Alaçatı’nun turistik beldeye dönüşümü başlamış olur.

Konum
İzmir ilinin,Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı beldesi,Çeşme yarımadasının “İnce belinde”rüzgarın kuzeyden güneye,güneyden kuzeye cirit attığı koridorun merkezinde yer alır.Yazın hakim rüzgar olan poyraz Alaçatı’ya “nefes aldırır”,kışın ise daha çok esen lodos beldede ılık bir iklim oluşturur. İzmir’den 70 km.uzaklıkta olan Alaçatı’ya,90 km.uzaklıkta olan Adnan Menderes Havaalanından da ulaşım otoyolla çok kolay.İstanbul’dan kendi aracıyla yola çıkanlar için Yenıkapı Bandırma feribotundan indikten sonra 320 km.lik bir yol,Balıkesir-Manisa-İzmir üzerinden sizi 4-5 saatte Alaçatı’ya ulaştırıyor.Ayrıca otobüsle ulaşmak için ise İzmir Garaj’dan veya Üçkuyular Garaj’dan Çeşme Seyahat otobüsüne binmeniz yeterli,1 saat içinde Alaçatı’dasınız.

Rüzgar Sörfü

Alaçatı'yı, Türkiye'nin son yıllardaki en gözde tatil beldesi haline getiren unsurlardan birisi de sörfe uygun denizi ve yılın on bir ayı dinmeyen rüzgârıdır.

Dünyanın en beğenilen üç sörf merkezinden biri olma özelliğine sahip olan Alaçatı, 10 uluslararası sörf okulu ile bu alanda dünya standartlarında hizmet vermektedir. Coğrafi konumu ile dünyada da dikkat çeken Alaçatı bir süredir "Dünya, Avrupa ve Türkiye Wind-Surf Şampiyonaları”na ev sahipliği yapmaktadır.
Restoran ve Kafeler

Her sokağında sürpriz bir restoran çıkıverir karşınıza.Her biri özenli,her biri dostça sizi karşılar.Her şey “geçmiş”kokar. “Kim bilir neler yaşandı bu evlerde?” diye dar sokaklarda dolaşırken, bir binanın içinde ya da bahçesinde yemek yerken bulursunuz kendinizi.

Mimari dokusu ve turizm değerinin yanı sıra Alaçatı mutfağı da, Alaçatı kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Otları, deniz ürünlerini ve yerel mutfağın örneklerini tüketebileceğiniz restoranlara ek olarak dünya mutfaklarının da tadına bakılabilir. Dar sokaklarında çeşit çeşit restoran ve kafelere rastlanabilir. Ege yöresine ait yerel şaraplar yemeğinize eşlik eder ve yemek üzerine içilen sakızlı türk kahvesi ile kapanış yapılır.

Dünya’da sadece bu yörede yetişen hurma zeytini, kabak çiçeği dolması, sakızlı muhallebisi, kurabiye ve dondurması, otlu yemekleri, gözlemesi, ev yapımı limonataları, kumrusu yöresel lezzetlerden sadece bir kaçı.

Taş Evler

Alaçatı’nın Arnavut kaldırımı taşı ile kaplı dar sokaklarını iki yada tek katlı taş evler gölgeler.İşte bu tarihi mimari doku Alaçatı’nın sahip olduğu en önemli değerdir.

Alaçatı’da , çok iyi korunmuş, geçmişi 100-150 yıla dayanan 1300 taş ev bulunmaktadır. Alaçatı evlerinde yöreden çıkarılan ve işlendikten sonra sertleşen beyaz taş kullanılır. Bölgenin imarında büyük rol oynayan ve burada yaşayan Rumların etkileri yöre mimarisine de yansımıştır.

Alaçatı 2006 yılında "kentsel sit" ilan edilmistir. Eski evleri aslına uygun olmaksızın onarmak veya geleneksel mimari dokuya aykırı unsurlar içeren yeni binalar yapmak yasaktır.
Alaçatı Pazarı

Cumartesi günleri kurulan köy pazarı beldeyi şenlendirir.Bu pazarda sohbetine doyamayacağınız güleryüzlü insanlar bahçelerinde yetiştirdikleri meyve,sebze ve otları tezgahlarında satarlar.Evinize dönerken burdan mevsim otları, enginar, kavun götürmek isterken bulursanız kendinizi, emin olun yalnız değilsiniz.

Cumartesi günleri kurulan Alaçatı pazarına gitmenizi öneririz, en taze bölgesel yiyecekler, meyveler, otlar, sebzeler burada artı her türlü ev tekstili ve giyimi (markalı veya markasız, ihracat fazlası v.b.) bulabilirsiniz. Çeşme'nin en büyük pazarı olan, bir çok ulusal gazetede de Türkiye'nin en iyi ve en büyük yerel pazarlarından biri olarak gösterilen Alaçatı pazarı yılın bütün cumartesileri açıktır, akşam geç saatlere kadar da devam eder. Gezerken arada çay molası vermeniz veya bir şeyler atıştırmanız da mümkün. Taze balık da listenizde varsa sabahları 10:30 gibi balık mezatı yapılır, bundan da faydalanabilirsiniz.

Yaz aylarında çok misafir çeken pazara eğer kalabalıklardan hoşlanmıyorsanız sabahtan gitmenizi öneririz. Park yeri bulmanız da daha kolay olur.
Plajlar

Ilıca: Çeşme ile Alaçatı 'nın arasında bulunan Ilıca sahili 2 km uzunluğa sahiptir. Geniş ve beyaz kumsalı, tropik plajları andırır.

Boyalık: Yaklaşık 5 Km. uzunluğunda çok güzel plajlara sahip bir koydur. Ilıca plajının karakteristiklerini gösteren bu koy, bugün Çeşme`nin en hızlı gelişen turizm alanlarından biridir.

Dalyan: Çeşme 'nin kuzey kıyılarında yer alan Dalyan balık restoranları ve pansiyonları ile hizmet vermektedir. Küçük bir yat limanına da sahip olan bu yerleşim alanında denize girilebilir.

Altınkum ve Pırlanta plajları: Çeşme yarımadasının güney ve güneybatısında bulunan Çiftlikköy bölgesinde Altıkum ve Pırlanta plajları bulunmaktadır. Altınkum plajı, adı üstünde altın gibi kumu ve manzarası ile ilgi çekmektedir. Pirlanta plajinın ise en önemli özelliği "kite surf" ünün yapılmasıdır.

Ayayorgi Koyu: Ayayorgi Koyu, gündüz beach olarak gece ise club olarak hizmet veren beş işletmeleri ile her yaz binlerce insanı ağırlamaktadır.

Paşa Limanı ve Şifne: Ilıca plajının kuzeydoğusunda yer alan Şifne ve Paşa Limanı koyları, plajları ve kaplıcalarıyla ilgi çeken bir yerdir.
Alaçatı Ot Festivali

Alaçatı doğasının zenginliğini, otlarının çeşitliliğini tanıtmak ve bu otlarla pişirilen geleneksel yemeklerinin kaybolmasını önlemek amacıyla her sene ‘Alaçatı OT Festivali’ düzenleniyor. İlki 2010 yılı Nisan ayında düzenlenen festival, her sene daha fazla katılımcıyla dikkat çekmektedir.

Festival kapsamında düzenlenen otları tanıma ve toplama gezilerinden yemek atölyelerine, yabani ot ve bitkilerle beslenme seminerlerinden konserlere kadar birçok etkinlik düzenlenmektedir. Birbirinden değerli akademisyenlerin, aşçıların ve bloggerların söyleşileri ve atölyeleriyle dolu dolu geçen festivalin korteji renkli görüntülere sahne olmakta, korteje yüzlerce kişi eşlik etmektedir.

Festivalin son gününde, Alaçatı Amfi Tiyatro'da, en çok ot toplama ve en güzel ot yemeği yarışmaları düzenlenmektedir.
Alaçatı Uluslararası Balık Turnuvası

Alaçatı suları, Türkiye’de en çok sportif balıkçı barındıran deniz haline gelmiştir.2010 yılında küçük bir organizasyon olarak başlayan “Alaçatı Uluslararası Balıkçılık Turnuvası”, 2012 yılından beri Avrupa’nın en büyük açık deniz balıkçılık turnuvası olmuştur. Alaçatı Uluslararası Balıkçılık turnuvasının kapıları tüm amatör balık meraklılarına açık, sadece denize sevdalı ve oltaya bağlı olmanız yeterli.
Alaçatı Uçurtma Festivali

Farklı, boy boy, rengarenk uçurtmaların Alaçatı semalarını süslediği festivalde bu görselliğin tadını çıkarabilir, bol bol fotoğraf çekebilirsiniz.
Design by Snga
T : +90 232 716 00 57
G : +90 532 063 80 63
İçeriğe dön